Ana içeriğe atla

Kayıtlar

sadıklar planı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Olayların Dilini Anlamak... Sadıklar Planı Tebliğleri...

Sadıklar Planı Celseleri Celse :  90 Tarih :  19.03.1966 Konu :   Olayların Dilini Anlamak Fertte mevcut olan fehim, üstün bir şuurla birleştiği zaman, fehmin ve üstün şuurun tesiri altında bulunan saha hakkında bir ışıklanma meydana gelir. Fehim, ferdin hadise ve eşya üzerindeki tasarruf gücünün psişik safhasıdır. Henüz bu tasarruf fiilî bir tasarruf değildir. Psişik safhadaki tasarruf, üstün bir şuur Mekanizması’nın, tesiri altında bulundurduğu bir hadiseyi veyahut bir eşyayı aydınlatması neticesinde, varlığın kendinde bulunan fehim kudreti ile, bu aydınlık altındaki manayı ve bilgiyi alması bir idrak olur. Bir misal verelim: Tabiat içerisinde pek çok hadiseler vardır. Meselâ, bir deprem. Bu deprem üstün bir şuurun tasarrufu ile yeryüzü maddelerinde meydana getirilir. Maksadı, maddî gaye, maddenin evolüsyonu ile ilgili bir seleksiyon hariç tutulursa, psişik varlıkların muhtelif tesirlere tâbi olmasını ve bu tesirlerle âdeta nefes alıp, nefes vermesini temi...

Sabrın en iyisi, nefissiz sabırdır...

  CELSE: 62          11.4.1965        KADEME: 6 Sabrın en iyisi, nefissiz sabırdır. Aklın en iyisi, nefissiz akıldır. Dünyanın dönüşü nefse doğrudur. Öyle insanlar vardır ki, kendilerini bilmezler. Bunlar, sadece tabiatın oyuncağıdırlar. Öyle insanlar vardır ki bunlar, kendilerini bir yolda bilirler. Bunlar ise yolun oyuncağıdır. Fakat gene öyleleri vardır ki, bunlar her yerdedirler. Fakat sadece Yukarı’nın emrindedirler. Bunlar kendilerini, kalplerini, akıllarını ve ellerinin işini oyuncak diye vermezler. Hakikî kahraman bunlardır. Evet. Sualinizi sorabilirsiniz.

Sadıklar Planından Seçmeler -Kanun ile Varlık Arasındaki Münasebet

CELSE: 31 27.9.1963 KADEME: 4 SADIKLAR PLÂNI’NDAN P: …Kanun ile varlık arasındaki münasebet, münasebet koridorları, kuşaklar ve şebekeler... Birincisi: Vicdan ve sezgi kanalları . Bunlar hakkında değişik tarifler yapacağız. Vicdan: İdesine bağlı olan kanunun, kendi cüzle-rinde olan aksidir. Cüzün tefsiri, vicdanın vasıfları-nı meydan getirir. Sezgi: Kanunun idesine olan intibakından neşet eden müteal bir sürur ve bunun prensip çatısı altında temaşası... Bu temaşayı yüksek şu-urunuz yapar. Ve ancak, ondan size, süflî şuurunuza akseden sezgidir. Şebeke: Yüksek şuurların, kanunlar hakkındaki bilgilerinin hâsıl etmiş olduğu müte-kabil, zıt ve paralel peteklenmelerdir. Kuşak: İdeler, kanun, yüksek şuur, süflî şuur... Bunların mütekabilen birbirleriyle ke-siştikleri noktalarda meydana gelen alanlar, kuşaklar... İşte buralar, tekâmül süratinin yüz-de yüz randımanlı olduğu bölgelerdir. Daha evvelki celselerimizde bahsetmiş olduğumuz ve sizlere birtakım rakamlarla izah etmeye çalıştı...

Sadıklar Planından Seçmeler: His ve Vazife Ayrımı

HİS VE VAZİFE AYRIMI CELSE: 75 20.11.1965         KADEME: 3   S :     Şuur zenginliğine kavuşma babında yapacağımız, hissimizle vazifemizi birbirinden ayırma gücünü, bağlı şuur ve irademizle ne şekilde artırabiliriz? P: Hissiniz, bilgiye müstenit olmayan imajlar ve hükümlerden beslenirler. Vazife olarak addettiğiniz şeylerse, imandan ve hakikatten beslenirler. İnsan bir mahlûttur. Onun bu karışıklığı, gerek imajların ve kanaatlerin noksan ve geçici olmasından, gerekse bir taraftan imanlı ve bazı hakikatleri bilmesindendir. Yani insan, kanaatiyle hakikati bir arada tutabilir ve bunlar birbirine karışabilir. Nitekim tahayyülüyle gerçek imanı da bu şekilde tedahül edebilir. İşte, şuur zenginliliği şu manada söylenmiştir ki, hayatın her türlü arbedesine, karışıklığına ve zorluğuna rağmen, daha evvel bir ruhî gayretle elde etmiş olduğu imanının sarsılmaması ve bildiği hakikatleri, ne olursa olsun, yerine getirmesi esastır. Zaman ...

Sadıklar Planıından Seçmeler; Tekâmül, Etap Etaptır

CELSE: 114 9.2.1968 KADEME: 3 Kâinat içinde hiç bir maddî ve ruhî realite sistemi yoktur ki, birbirine karşı sorumlu olmasın. Daima birbirlerini daha yükseğe çekmek, vazifeleridir. Tekâmül, etap etaptır. Yüksek bir dağa tırmanan dağcılar, her bin metrede dinlenmek ve beklemek mecburiyetindedirler. Zira atmosferin yeni hususiyetlerine intibak etmelidirler. Orası bir düzlüktür, bir hazım ve hazırlık yeridir. Sonra, dağın yamaçlarından yollar bulunarak ikinci bir düzlüğe, ikinci bir yaylaya çıkılır. Orası da hazım ve hazırlık yeridir. Bu, şu demektir ki, varlık için her tekâmül devresinde tek bir realite mevcuttur. Bu realiteyi tamamlamak ve itmam etmek için defaatle doğulur, defaatle Din Günleri’nden geçilir. Nasıl ki Tanrı bir ise, varlığın da katedeceği realite birdir. Meselâ, arz insanının itmam edeceği en büyük realite bir tanedir. O da, aklının ve vicdanının rehberliği altında sevgi realitesini itmam etmektir. Ancak bunu itmam eden varlık, kevserî bir hâl içerisinde cennet hayat...

Sadıklar Planından Seçmeler... Ruhi Plan

Sadıklar Planından Seçmeler-OLAYLAR ALFABETİK BİR SİSTEME TABİDİR

SADIKLAR PLANI OLAYLAR ALFABETİK BİR SİSTEME TABİDİR Sizden bir elma isteyen kimseye, hemen elma veremezsiniz. Yani, bir ağacın, bir çiçeklenmenin, bir döllenmenin, bir büyümenin, olgunlaşmanın, ve nihayet, koparılıp takdim edilmenin, SÜRESİ'ni ve SABRI'nı BİLMENİZ gerekir. Demek ki, BUNALTICI hallerinizden sıyrılabilmek için, dolambaçlı, karışık, ve belirsiz bilgilere ihtiyacınız yoktur. Bu bilgiler, adeta, bir matematik kesinlik kadar açık ve seçik olmalıdır. Bu durumda yapabileceğiniz size uygun çalışma, gene kendinizin, kendi üzerinizdeki KONTROLÜNÜZ'dür. Özellikle, RÜYA'larınız ve ani SEZGİ'lerinizle, muhtelif fikirleri KARŞILAŞTIRMAK olacaktır. Sade ve açık GÖZLEM'ler yapmaya çalışınız. Karışık sebeplere, değişik mekanizmalara belki ihtiyacınız olabilir, fakat herhalde olmayabilir. Olaylar, kendi İSİM'lerini, kendilerinde TANITIRLAR. Ancak, insanın yapabileceği esaslı bir çalışma, her OLAY'ın, nasıl alfabetik bir SİSTEM'e tabi o...