Ana içeriğe atla

Kayıtlar

yeryüzünde etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ruhsal zenginlikler, yeryüzünde bulunan zenginliklerden çok daha üstündür. Silver Birch

Ruhsal zenginlikler, yeryüzünde bulunan zenginliklerden çok daha üstündür. Bunlar, bir defa kazanıldığında hiçbir zaman kaybedilmeyecek sonsuz kazançlardır. Onları elde etmek için mücadele edin.  Hiçbir varlık, gücünün ötesinde bir yükü taşımak zorunda değildir. Hiçbir varlık, çözülmesi olanaksız olan bir güçle karşılaşmaz. Yükleri taşımak ve zorluklarla uğraşmak, varlığın, kazançlar elde etmek için yürüdüğü yoldaki işaret noktalarıdır.  Kolay değildir, ancak çok değerli ruhsal ödüller kolay bir biçimde elde edilmez. Zaten öyle olsaydı bir değeri de kalmazdı. Evet, kolay olmayabilir, zorluk ve endişelerle meşgul olurken kabullenmesi güçtür ama gerçeklere ancak tecrübeler aracılığı ile uzanabilirsiniz ve bu anlar sizin için en yararlı, en verimli anlardır. Silver BIRCH Sevgi Ölümsüzdür/ Sf: 31

İnsan yeryüzünde niçin vardır?

Dikkat edilirse, " İnsan niçin vardır ?" demedik, "İnsan yeryüzünde niçin vardır?" dedik... Bu iki cümle bizce farklı anlamlar ifade ederler. Çünki İnsan, evrensel bir kişiliktir. İnsan, sadece yeryüzü insanı değildir. İnsan, pek çok yerde bulunan bir varlıktır. Fakat dünya beşeri, sadece dünyamızda yaşamakta olan insandır. Gerek biyolojik, gerekse psikolojik ve sosyal yapısıyla özellik arz eden insan, dünya insanıdır. Diğer varlıklarla olan irtibatlarımız çok zayıf olduğu için, şimdiki hâlde sadece yeryüzü insanını (beşeri) elde etmiş olacağız. Burada söyleyeceklerimizin dünya insanı için geçerli bir anlamı olacaktır. Bu tarifimizin evrensel bir hüviyeti olmayacaktır.  Çünkü dünya insanı hayatının manası başka, dünya dışında herhangi bir gezegende yaşayan bir varlığın hayat manası başkadır. Hepsinin de ortak olduğu bir amaç aranırsa, TEKÂMÜLDÜR diyebiliriz. Veya hepsinde bulunan büyük eyleme geçme isteğini "tekâmül" olarak ifade edebiliriz. Her va...

Yeryüzünde Duygularımızılarımızı Geliştirmekle Mesgulüz..

Her şeyden evvel bu amaçla biz, yeryüzünde DUYGU ' larımızı geliştirmekle meşgulüz. Burada "Duygu'dan, şu bildiğimiz beş duyumuzu ayırt etmeliyiz. Gelişmeye konu olan duygusal hayatımızdır. Duygulanım hâlinin ge­liştirilmesidir. Duygulanım hâlinin gelişmesi başlı başına bir sorundur. Hemen hemen bütün insanlar bu duygula­nım hayatı içerisinde çeşitli tecrübeler yaparlar. Bu yaşa­mamız sırasında birtakım ruh hâlleri geçiririz. Bir olaydan önceki ve sonraki ruh hâllerimiz arasında bir hayli fark vardır. İşte insan, devamlı olarak, duygusal hayatının için­de yuvarlanır durur. Bu duygusal hayatın birçok çeşitleri var. Bunların en başında sevgi hâli vardır. Gerçekten sevmek ve sevilmek insan ihtiyaçlarının başında gelen hususlardandır; kaba bi­yolojik ihtiyaçlarının dışına taşmaya başladığı zaman, in­san sevmek ve sevilmek ihtiyacıyla karşılaşır. Bu, her var­lık için mevcut olan bir şeydir. Ve bunlardan tatmin olmuş kimselerle tatmin olmamış arasında kişilik bakımından...

İnsan yeryüzünde niçin vardır?

İnsan yeryüzünde niçin vardır?   Dikkat edilirse, "İnsan niçin vardır?" demedik, "İnsan yeryüzünde niçin vardır?" dedik... Bu iki cümle bizce farklı anlamlar ifade ederler. Çünkü İnsan, evrensel bir kişiliktir. İnsan, sadece yeryüzü insanı değildir. İnsan, pek çok yerde bulunan bir varlıktır. Fakat dünya beşeri, sadece dünyamızda yaşamakta olan insandır. Gerek biyolojik, gerekse psikolojik ve sosyal ya­pısıyla özellik arz eden insan, dünya insanıdır. Diğer var­lıklarla olan irtibatlarımız çok zayıf olduğu için, şimdiki hâlde sadece yeryüzü insanım (beşeri) elde etmiş olacağız. Burada söyleyeceklerimizin dünya insanı için geçerli bir anlamı olacaktır. Bu tarifimizin evrensel bir hüviyeti olma­yacaktır.  Çünkü dünya insanı hayatının manası başka, dün­ya dışında herhangi bir gezegende yaşayan bir varlığın ha­yat manası başkadır. Hepsinin de ortak olduğu bir amaç aranırsa, TEKÂMÜLDÜR diyebiliriz. Veya hepsinde bu­lunan büyük eyleme geçme isteğini "tekâmül...