Ana içeriğe atla

OLAYLARIN AMACI

 

Toplumsal, fiziksel ve jeolojik düzlemdeki olayların ana hedefi, dünya üzerindeki, insanlığın kendi şuur ve vicdanlarında meydana getirdikleri kabuklaşma sonucunda oluşan yozlaşma alanlarının içinden sıyrılabilme çabasını hızlandırmaktadır. Bu kabuklaşma meselesi çok önemli bir husustur. Her birimizin kendimize göre, kalınlı inceli, ışık geçiren veya geçirmeyecek derecede bir durumu olan bir kabuğa sahibiz. Bu kabuklaşmalar bizim isteğimizle meydana gelmemiş, hayat dediğimiz bu geniş ve şuurlu faaliyet içerisinde meydana gelmiş bir takım dirençlerdir. Bu kabuklaşmaların altında kala kala, yani hakikat ışığını alamaya alamaya, kabuk altında bulunan varlığımızın bazı yönlerinde birtakım yozlaşmalar, dejenerasyonlar, bozulmalar meydana gelmeye başlamıştır. Eğer inançlarımızı kabuklaştırmışsak, inancımızın altında bulunan iman konusunda, Evrenle kendimiz, Yaradan'la kendimiz, varlıklarla kendimiz arasındaki münasebet hususunda bir yozlaşmaya gitmişizdir ve muhakkak bir yozlaşma olmuştur. Bunu tatbikat içerisinde, yaşam içerisinde gözlemek gayet kolay bir husus; herkes bunu gözleyebilir.
Eğer bu kabuklaşmalar ahlaki değerlerimiz üzerinde olmuşsa, bakıp görüyoruz ki, bu kabuklaşmanın altında bulunan bizim bir çeşit ahlaksal bünyemiz dejenere olmuş vaziyettedir. İşte son zamanlarda bütün medyanın şişire şişire ortaya koymaya çalıştığı husus da budur. Ahlaksal bir dejenerasyon nasıl ve hangi sebeplerle vuku bulmaktadır? Bunu hepimiz biliyoruz. Ayrıca isimlendirmenin bir gereği yok.
Değişime Doğru
(Sf: 12)
Ergün ARIKDAL





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sembolizm Dersleri -5 Rakamı ve İçerdiği Sembolik Anlamı

Aritmetik sayı dizisinde İlk çift ve tek sayısının toplamından oluşmuştur (2+3=5). Kutsal 60 sayısının 1/12’sidir. Öte yandan, ilk dokuz sayının ortasında bulunması nedeniyle, beş sayısında var olan bu birleştiricilik ve merkezilik özelliği, onun madde ve biçimde bir denge ve uyum sağladığı görüşünü ortaya koyuyor. Romen rakamı ile gösterilen (X) harfinin üst kısmı (V) beş olup, On' un yarısıdır. Dünyanın eski uygarlıklarının sembolizminde, Orta Amerika, Afrika, Çin, Hindistan’da yaşayan Dogonlar, Mayalar, Aztekler, Bombarlar’da saptandığı gibi, genel olarak, tek sayılar ERKEK, çift sayılar ise hep DİŞİ olarak değerlendirilmiştir. Bu görüşün ışığı altında beş’in dişi İki ile erkek olan Üç’ü eşleştirdiğini görmekteyiz. Öte yandan, iki sayısı dişi ve dünyevi (dünyaya ait) üç ise erkek ve semavi (göğe ait) olduğundan, beş aynı zamanda yerle göğü de birleştiriyor. Beşte hem erkek hem dişi prensip bulunduğundan iki cinsiyetti (androgyne) (androjin) bir sayı yani hünsal...

Sembolizm Dersleri -6 Rakamı ve İçerdiği Sembolik Anlamı

Altı sayısı en küçük yetkin sayıdır; kendisi dışındaki tüm tamsayı çarpanlarının toplamına eşittir.  Örneğin: (6=1x2x3=1+2+3) 2 ile 3' ün, bu kez, çarpımlarıyla oluşuyor. Altı sayısı GRAFİK SEMBOLİZM ’ de bir altıgen ve onun yarattığı attı köşeli yıldızla özdeştirilmektedir. Salamon’un mührü veya David’in kalkanı denilen ve bugün İsrail’in ulusal amblemi olan bu yıldız, ters yönde iç içe geçmiş iki eşkenar üçgenden oluşuyor ve SU ile ATEŞ arasındaki dengeyi işaret ediyor. Diğer bir deyişle birbirinin karşıtı iki şeyi birleştiren bir şekil olduğu gibi, dikine duran üçgenin ayna görevini yapan su üzerindeki ters görünümü yansıtıyor. Salomon’un mührü şeklinde görülebileceği gibi, tepe noktası yukarıda olan üçgen, Hıristiyan ikonografisinde İsa’nn tanrısal karakterini betimlemektedir. Tepe noktası aşağıda olan üçgen ise bu karakterin O’NUN fiziki ve insancıl görünümünde yansıdığını hatırlatır gibidir... Sembolizm Dersleri 6 6, diğer çift sayılar gibi, Ay’ın çe...

Enkarnasyon Nedir? Dr. Bedri Ruhsalman

Enkarnasyon Nedir? Enkarnasyon ete girmek demektir. Yani ruhların bir beden aracılığı ile belirmesidir. Böyle bir ilişki , ruh ile maddeyi birbirine bağlayacak olan bir aracıya ihtiyaç gösterir ki, buna Perispiri denir. Yani ruh, kendinde saklı olan tesir gücü ile, perispiri aracılığı ile ineceği dünyaların maddelerinden o dünyadaki yoğun bedenini kurar. Kaba madde ile sıkı bir bağlantı demek olan bedenlenme veya enkarnasyon olayı, dolayısı ile serbest irade ve şuurda da bir daralma ve bir nevi kararmaya sebep verir. Tekâmül ihtiyaçlarımızın belirli hale getirdiği bir takım tertipler, sevk edişler himaye ve yardım atmosferi içinde bir hayat mevzu bahistir. Ve dünyada bunlardan kurtulup kaçmak bizim elimizde olmaz. Enkarne olmuş varlık, bütün bu şuurlu tertip ve nizamın mana ve maksadından habersiz olarak bazı merhaleleri aşmak ve bir kısım yetenekleri geliştirme olanaklarına sahip olur. İstenilende zaten budur. Üstad isimli bedensiz bir dostumuz şöyle demektedir. ...

2024-2025 Yılı Programı Uygulamalı Atölye Çalışması Başlıyor!

Ankara Ruhsal Araştırmalar Derneği 2024-2025 Yılı Programı Uygulamalı Atölye Çalışması: Kendini Bilmek Tanıtım Konferansı Spritüel bilgiler ve öznelleştirilmiş meditasyonları içeren Kendini Bilmek Atölye Çalışmalarımızda sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız. Atölye Çalışmasının Ana Konu Başlıkları: ▪️Bedenimizle İlişkimiz ▪️Duygular Ve Düşünceler ▪️İmajinasyon, İrade ▪️Pozitif Ve Negatif Duygular Ve Düşüncelerin Hayatımızdaki Etkileri 🗓️ 15 Ekim 2024 ⏰ Saat: 19:30 📍 Dernek Merkezi Ve İnstagram Canlı Yayın Selam Ve Sevgilerimizle 📍Adres: Tunalı Hilmi Caddesi Seğmenler İşhanı No: 96 Kat: 4 Daire: 14 Kavaklıdere/ANKARA

Tekâmül nedir? Neden Tekâmül ediyoruz? Tekamülde isteğin yeri ve önemi nedir ?

SORU 1:   Tekâmül nedir? Neden tekâmül ediyoruz? Tekamülde isteğin yeri ve önemi nedir? İsteklerin düzeyi var mıdır? Günümüzdeki insanların istekleri ne düzeydedir? Tekâmül için isteklerimiz nasıl olmalıdır? CEVAP 1: Tekamül; bir yasaya uygun olarak sürekli ve derece derece gerçekleşen değişim anlamına gelmektedir Kemale ulaşmak, evolüsyon olgunlaşma anlamına gelen tekamül kelimesi içerisinde kemal olma meselesi, tekmillik, mükemmellik meselesi güçlü bir şekilde mevcuttur.. Varlıklar kendi tekâmül realitelerinin kemaline ulaşabilirler. Evrenin bilgisini almak için tekâmül ediyoruz. Her maddi ortam bir tekamül yeridir . Ruhun madde evrenine nüfuz edişi, madde evreni bilgisini alıp uyguladıktan sonra gerçekleşir. Varlıklar ancak kendi tekamül realitelerinin kemaline ulaşabilirler. İstek, tekamülün temelidir. Ruh bizzat kendi iradesiyle gelişmeyi istemezse hiçbir şey gerçekleşmez. Gelişmeyi, ilerlemeyi, yükselmeyi, giderek daha kapsamlı bir varlık durumuna gel...